Ben Türk Ordusunun yabancısı bir adam değilim; ben ordu ile küçük rütbelerden beri içten teması olan bir askerim. Ben, hadiselerin akışı ile ordunun içinde subay, nihayet komutan olarak iş görmüş ve kanaatime göre başarılı olmuş bir komutanım. Türk Ordusunun, onun faziletini, kıymetini ve bu ordu ile neler yapılabileceğini bizim kadar anlayan az olmuştur. (1926, Ankara) (Falih Rıfkı ATAY, Atatürk’ün Bana Anlattıkları, İstanbul, 1955, s.13) Benim ordularımızı sevk ettiğim ve yönelttiğim hedefler, esasen ordularımızın her erinin, bütün subaylarının ve komutanlarının düşüncelerinin, vicdanlarının, azimlerinin, ideallerinin yönelmiş bulunduğu hedefler idi... Bütün millete hiç tereddütsüz ve gönül rahatlığıyla arz edebilirim ki, Cumhuriyet Orduları cumhuriyeti ve kutsal topraklarını güvenle koruma ve savunma kudretindedir ve hazırdır. (1925, İzmir) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C. II. Ankara, 1952, s.170)Orduyu asıl düşman karşısında görmek lazımdır. Bunu ise bir millete herhangi bir zamanda gösterebilme imkanı yoktur. Bunu muharebe sahasında görmek fırsatını bulabilecekler azdır. Bunlardan yoksun bulunanlara, millet ordusunun kuvvetini kudretini, göstermek için genellikle bir takım göz alıcı hareketler, askeri usuller kabul edilmiştir. Bu usuller ve bunların gösterileri bir takım göz kamaştırıcı ve gönül alıcı görevlerdir. Bir ordu esas disiplinini bu gösteri şekillerine değil, arazi şartlarına uydurması mecburiyeti anlaşıldığı günden beridir ki, ordunun eğitim ve öğretim programlarının gerçek hareket noktası tespit edilmiştir...Bu çocuklar asker oldukları zaman, onların muharebe meydanlarında başarılı olmaları için lazım olan eğitim ve öğretime özellikle önem vermeliyiz. (A. AFETİNAN, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Ankara, 1959, s.87)Hiçbir zaman saldırgan olmayı düşünmemiş olan ve fakat daima haksız taarruza uğrayacağını hesabeden bir milletin ordusu olarak, ordumuz uzun bir seferden sonra hemen diğer bir sefere başlayacakmış gibi maddi ve manevi yönden hazır bulunmalıdır. (1924, Ankara) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C.I, Ankara, 1997. s. 351) Devamı İçin Tıklayın Anasayfa |
Copyright © Bütün Hakları Saklıdır İzinsiz Kopyalanamaz Design By ]v[£H]v[£T Son Güncelleme Tarihi : 08/04/2009 23:5