MİLLİYETÇİLİK Türkiye’de Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde dünyadaki gelişmelere paralel olarak milliyetçilik yönünde kıpırdanmalar olmuş Türk dilinin ve dünyaya yayılmış Türk toplumlarının araştırılıp incelenmesi yönündeki siyasi ve bilimsel faaliyetler Türkçülük akımı olarak adlandırılmıştır. Bugün Anayasamız’da da yer alan ve Atatürk tarafından belirlenen milliyetçilik kavramı ise temel bir ilke olarak Türk milletinin Kurtuluş Savaşı’yla başlayan süreçte hakimiyeti kendi iradesine aldığı dönem boyunca gerçek anlamını kazanmıştır. Atatürk bu ilkeye akılcı gerçekçi barışçı ve cumhuriyetçi bir nitelik kazandırdıktan sonra “Türk Milliyetçiliği” ifadesiyle gerçek kapsamını ve sınırlarını çizmiştir.Milliyetçilik ilkesine göre Türk ulusu büyük insanlık ailesinin yüksek onurlu bir üyesidir. Bu bakımdan bütün insanlığı sever; ulusal onur ve çıkarlarına dokunulmadıkça başka uluslara karşı düşmanlık beslemez ve aşılamaz. Milliyetçilik ilkesi bütün çağdaş uluslarla uyum içinde yaşamakla birlikte Türk toplumsal varlığının özel karakterini ve başlı başına bağımsız kimliğini saklı tutmayı esas sayar. Bu bakımdan kendi özüne aykırı akımların ülkeye girmesini ve yayılmasını istemez. Atatürk milliyetçiliği gerek bağımsız gerekse başka devletlerin uyruğu olarak yaşayan bütün Türkleri derin bir kardeşlik duygusuyla candan sevmek ve onların refah ve gelişmesini candan dilemekle birlikte siyasal sınır olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını tanır. Milliyetçilik ilkesine göre TürkiyeCumhuriyeti içinde Türk dili ile konuşan Türk kültürü ile yetişen Türk ulusunun her yönden yükselmesi düşüncesini benimseyen her birey hangi dinden olursa olsun Türk’tür. Anasayfa |
Copyright © Bütün Hakları Saklıdır İzinsiz Kopyalanamaz Design By ]v[£H]v[£T Son Güncelleme Tarihi : 08/04/2009 23:5